Vatanımızın yitip giden gerçekleri

Değerli Okuyucular,

Şanlı tarihimizde anlatabileceğimiz nesillerimizi kahramanlıklarımızla büyüteceğimiz çok fazla olay bulunmaktadır. Ancak bunu bir türlü tanıtamamak gerçekten çok acı ve eksikliktir. Bu gibi yaşanmış hikayeler üzerinden halkımıza yapılan sunumlar bizlere manevi anlamda bir birlik beraberlik getirebilir. Yeni nesil kayıp nesil olarak büyümektedir. Tarihini ve özellikle de yakınçağ geçmişini bilmeyen bir neslin, geleceğe ve devlete faydası tartışmalıdır. Evlatlarımızı yönlendirmemiz gerekir. Bu gibi sorunlarda gençlerimizden çok, bu politikaları yönetemeyen idarecileri suçlamak çok daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Geçenlerde izlediğim “120” adlı sinema filmi yukarıda bahsettiğim konuları aklıma getirdi. Filmde anlatılan; Van’da yaşanılan, tarihi gerçekliğe göre hazırlanmış, halkımızın savaş zamanlarındaki fedakârlıklarıdır. Bu fedakarlıkların içinde yaşamlar ve sosyal boyut filmde geniş olarak yer almış, özellikle vatan millet sevgisini ön plana çıkarmıştır. Bu film, daha iyi anlatılabilir ve dünya sinemalarına damga bile vurabilirdi. Konu özgün, yaşanmış ve belki de kimsenin cesaret edemeyeceği bir fedakarlık örneğidir. O yüzden bu bile filmin zirvede olmasını gerektirmektedir.

Filmi Kültür Bakanlığı desteklemiş ancak destek, filmi idare etme ve sadece filmin sonunu getirebilme boyutunda kalmıştır. Bir plan dahilinde öncelikle reklamı yapılsa, yurtiçi yurtdışı propagandası gerçekleşse ve en önemlisi filmin sahneleri insanları hayrete düşürecek şekilde ve daha da etkileyici sahnelerle çekilse bence hak yerini bulmuş olur. Neden daha etkileyici olmalı: Filmin konusunda fedakarca 120 genç cephaneyi cepheye götürdükten sonra dönüş yolunda fırtınaya yakalanıyor. Sizce filmde anlatıldıkları ve gösterildikleri kadar mı acı yada zorluk çekiyorlar. Bunu anlatabilmek işte önemli olan bize bunu daha çok hissettirmesi gerekir. Bakınız “Yüzüklerin Efendisi”nde de kar ve doğa koşulları ile mücadele sahnesi vardı “120” filminde de var ki film bunun üzerine kurulmuş ancak sunum çok zayıf kalmıştır. Bahsedilen bu iki filmin sahneleri arasında o kadar uçurum var ki… Sizce hangisi hak ediyor? Biri gerçek bir olay ve ülkenin yaşanmış tarihi, biri de uydurma bir hikaye!

Ayrıca film de geçen Ermenilerle olan sorunlar da ülkemiz adına hayati bir önemdedir. Ermenilerin hepsinin hain olmadığının da üzerinde durulmuş bu bakımdan taktire değerdir. Sizce ermeni meselesi bu kadar canlıyken neden bu filmimiz ön plana çıkarılmadı, desteklenmedi ve daha iyi yapılmadı?

Film çok güzel ben çok beğendim çok ağladım çok duygulandım… Ama önemli olan vatan sevgisi içinde her daim kalacak ve hiçbir zaman bitmeyecek bana ya da başkalarına beğendirmek değil, önemli olan karakteri yeni oluşan, yakın tarihini ve geçmişini çok fazla irdelemeyen, yeni jenerasyonlara olmalıdır.

(M.A.) Arkeolog

Tuna Akçay

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !