Silifke’deki Kültürel Mirasın Korunması ve Tanıtılması Pro

 

Silifke’deki Kültürel Mirasın Korunması ve Tanıtılması Projesi

(M.A.) Arkeolog

 Tuna Akçay

 

Kültür varlıklarının korumacılığı ve son zamanlarda Mersin’de artış gösteren korumacılık sorunları, derneğimizin gündeminde yer almaktadır. Kültür varlıklarının korunması ile ilgili sorunlar, arazi kazanımı için arkeolojik malzemenin tahrip edilmesi, kaçakçılık ve definecilik yapılıp eserlerin kaçırılması giderek yoğunluk kazanmaktadır. Bu kaygılarımızı da basına duyurarak kamuoyunda bu tip problemlerin çözüme kavuşması için bir gündem oluşturmaya çalışıyoruz. Oluşturmaya çalıştığımız gündemle derneğimiz bir proje üretme gereği duymuştur. Bu nedenle Mersin ve çevresinde arkeolojik mirası korumak için Avrupa Birliği Gençlik Programı’na başvurulma kararı verilmiş başlıksa “Silifke’deki Kültürel Mirasın Korunması ve Tanıtılması Projesi” olarak belirlenmiştir. Bu amaçla 19 Ocak 2007 tarihinde Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin Adana Mavi Sürmeli otelinde üç gün boyunca “Proje Döngüsü Yönetimi” eğitimine derneğimiz katılmak için başvuru yapmış, 80 dernek arasından seçilerek bu çalışmaya davet edilmiştir. Derneğimiz adına da Yönetim Kurulu Başkanı olarak ben, bu eğitime katılıp özellikle Silifke için ürettiğimiz proje üzerine yararlı bilgiler edinmiş bulunmaktayım.

 

Tanım olarak “Proje”nin değişik anlatımları olmakla birlikte, üzerinde görüş birliğine varılan genel tanımı: Bir hedefe ulaşmak için, kaynak ve zaman kullanımını planlayan faaliyetler dizisidir. Bu tanım göz önüne alınarak, “projeyi neden hazırlıyoruz?” temel sorusu sorulabilir. Yanıt tek ve basittir: “Bize rahatsızlık veren sorunu değiştirmek.”

 

Proje fikrinin belirlenmesi aşamasında sorun analizleri ortaya çıkarılmıştır. En üstteki sorun “Silifke’deki turizmin kent ekonomisindeki yerinin yetersizliği”dir. Bu sorun ağacını, neden sonuç yöntemiyle alt kategorilere ayırabiliriz.

 

1)      Silifke’deki Tanıtım Eksikliği

2)      Turizme Yönelik Çalışmaların Azlığı

3)      İlçenin Değerlerinin Yeterince Bilinmemesi ve Korunmaması

 

Sorunların ilk sırasında yer alan tanıtım eksikliğini irdelediğimizde, Silifke’de yeteri kadar STK (Sivil Toplum Kuruluşu) bulunmadığı sonucu çıkarılabilir. STK’ların ilçe tanıtımına, ürettikleri projelerle olumlu katkıda bulundukları bilinmektedir. Ülkemizde de bu yönde eksikliğin olması bu tür faaliyetlerin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Özellikle Silifke belediyesinin 2006-2010 yılı stratejik planlama takviminde 2007 yılı için STK’larla belediyenin ortaklaşa çalışma ortamının oluşturması ve Kent konseyinin hayata geçirilme çabalarını olumlu karşılıyor ve bunların bir an önce gerçekleştirilmesini umut ediyorum. Tanıtım eksikliğine ikinci bir neden olarak da, tanıtıma ayrılan bütçenin ve kültürel mirasa yönelik kampanyaların yeterli olmamasını gösterebiliriz. Aslında tanıtım için harcanan paranın iyi projelerle birlikte tekrar geri kazanılacağının düşünülmesi gerekmektedir.

 

Sorun sıralamasında “Turizme yönelik çalışmaların azlığı” maddesine, neden böyle bir sorun var diye bakıldığındaysa, Turizme yönelik kampanyaların azlığını görebiliriz. Ayrıca diğer nedenler olarak konaklama eksikliği ve turizme yönelik iş gücünün azlığı sıralanabilir. Silifke’nin gelir istatistiklerine bakıldığında ilçenin tarım kenti olduğu anlaşılmaktadır. Eğer turizm ön plana çıkacaksa kentin kendini yeniden tanımlaması gerekir.

 

Silifke’de 2005 verilerine göre turistik konaklama tesisi sadece 8, turistik yatak sayısı 1034 adettir. İlçenin toplam turizm geliri ise 90.287 dolardır. Gelirin düşüklüğü ortadadır. Bunların geliştirilmesi için projeler üretilmesi, yatırımlarla birlikte tanıtımların yapılması gerekmektedir.

 

Burada sorun sıralamamızın üçüncü maddesi olan “İlçenin değerlerinin yeterince bilinmemesi” bu düşünceyi değiştirmek için önemli bir adımdır. Silifke’nin zengin tarihsel birikimiyle bu sorunun çözülmesi gerekmektedir. Değerlerin bilinmemesini iki alt kategoride inceleyebiliriz. İlk olarak; gerekli kültürel bilincin olmayışı gözlemlenmektedir.

 

Silifke, yüzyılların getirdiği kültürel mirasın üzerine kurulmuştur. Halkın bu mirası önce öğrenmesi ve bu konuda bilinçlenmesi lazımdır. İnsanlar bildiğini korurlar, o yüzden bu aşamanın üzerinde durmak gerekir. İkinci olarak da tarihi eserlerin korunmasında sorunlar olduğu gözlemlenmektedir. İlçe sınırları içinde definecilik ve eski eser kaçakçılığının giderek artması buna önemli bir kanıttır.

 

Sorun ağacının üçüncü maddesi olan “Kentin değerlerinin yeterince bilinmemesi ve korunmaması” aşamasını eğer başvurumuz kabul edilirse Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi, hazırladığı “Silifke’deki Kültürel Mirasın Korunması ve Tanıtılması Projesi” ile gidermeye çalışacaktır.

 

Projenin amacı mevcut sorunun ortadan kaldırılması olduğundan, projeden etkilenenleri olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayırabiliriz. Olumlu etkilenenlerin başında kültür varlıkları gelmektedir. Projeyle birlikte eserlerin korunma önlemleri alınıp, hak ettikleri değerin verilmesi için önemli adımlar atılacaktır. Ayrıca ilçe tanıtımının yapılması sağlanacak ve bu tanıtım devam ettirilirse orta vadede ilçe ekonomisine katkı sağlanacaktır. Ekonominin artmasıyla birlikte refah seviyesi olumlu şekilde etkilenecek ve bu durumdan da ilçe halkı faydalanacaktır. Özellikle yapılan tanıtımla birlikte daha fazla turistin gelmesi beklenebilir.

 

Bu noktada bazı kurumlar projeden öncelikli olarak olumlu etkilenecektir. Örneğin Silifke Müzesi, gelen misafirlerin artmasıyla birlikte daha fazla ziyaretçiye kavuşacaktır. Bölgedeki müzeler göz önüne alındığında gerek düzenleme gerekse sergilediği eserler bakımından en iyiler içinde yer alan Silifke Müzesi, bu ilgiyle birlikte daha da gelişecektir. Şu ana kadar saydığım etkilenenler, birincil etkilenenler içindedir. Ayrıca, dolaylı olarak bu projeden etkilenenler de olacaktır. Bu zincirin önemli bir halkası olan turizm şirketlerinin artmasıyla turizm sektörü daha da canlanacaktır. Turizm şirketlerinin artması demek, yeni iş gücünün doğması demektir. İş gücüyle birlikte nitelikli elemanlara ihtiyaç olacaktır. Böylelikle yeni iş sahaları ortaya çıkacak, Silifkeliler de bundan yararlanacaktır. Ayrıca halkın bu konuda bilinçlenmesiyle birlikte sivil toplum örgütleri kurulmaya başlayacak ve daha iyi projelerle Silifke daha gelişmiş bir ilçe haline gelecektir.

 

Bu proje hazırlanırken olumsuz şekilde etkilenebilecekleri de düşünmek gerekir. Özellikle tarihi kalıntıların çevresinde çalışan inşaat firmaları bu konuda ilk akla gelenlerdir. Ayrıca özel mülk sahipleri de olumsuz etkilenebilir. Aslında bunlar öngörüdür ve mutlaka olacak diye bir düşünce içinde olmamak gerekir.

 

 

Proje’de iki ana strateji izlenecektir:

 

Strateji 1: Arkeolojik eserlerin tahribatını engellemek

 

Strateji 2: İlçenin kültürel birikimi üzerine bilgilendirmeyi ilçede sağlamak

 

Strateji 1’i gerçekleştirmek için öncelikle uzman bir ekip oluşturulmalıdır. AB GENÇLİK programının içeriği gereği oluşacak ekibin 18 – 30 yaş aralığında olması gerekmektedir. Bu yaş sınırını aşan kişiler “destekçi” olarak ekipte yer alabilir. Projemize özellikle üniversiteden öğrenci arkadaşlarımızı alarak projenin amacı olan, gençleri de bu çalışmanın içine almayı istiyoruz. Özellikle ekibimize, Silifke’nin kültürel mirasını çok iyi tanıyan ve bu bölgede yıllardan beri çalışan Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden bazı hocalarımız da proje ekibine destekçi olarak katılmıştır.

 

Uzman ekibi oluşturduktan sonra, ekibin Silifke’deki arkeolojik eserlerin tahribatının belgelemesine sıra gelecektir. Öncelikle şunu belirtmekte yarar vardır. Bu proje hiçbir şekilde envanter çalışması değildir. Yapılacak iş; arkeolojik tahribatı, fotoğraflarla belgelendikten sonra bunun korunması için neler yapılabileceği hakkında rapor tutulması ve Silifke’deki kültürel mirasın tanıtılmasıdır. Örneğin Hıristiyan dünyası için çok önemli olan Silifke’deki Azize Thecla Kutsal Alanı’nın korunması ve çevre düzenlemesi gerçekten iyi durumda değildir. Böyle önemli bir yere ev sahipliği yapan Silifke inanç turizmi ile ilçe tanıtımı için önemli bir gelişme sağlayabilir. Azize Thecla Kutsal Alanı nasıl iyi bir çevre düzenlemesiyle korunabilir ve tanıtabilir? Ayrıca şehir merkezinde kalan tapınağın çevre düzenlemesi yapılıp korunması ve turizme kazandırılması ne şekilde olabilir? İşte bu ve benzeri konuların sorun ve çözüm önerilerini ekibimiz hazırlamakta olduğu projeyle sunmak istemektedir.

 

Kültürel mirasın korunmasının nasıl yapılacağı bugün için ayrı bir tartışma konusudur. Koruma yapılırken nasıl ve neden yapıldığı çok iyi belirlenmelidir. Ayrıca taşınamayan kültür varlıklarının günümüz şartlarında nasıl korunacağı da düşünülmesi gereken bir sorundur. Örneğin yerleşim içindeki taşınmaz kültür varlıklarından ne şekilde yararlanılabileceğinin planı çok iyi yapılmalıdır. Bunun için öncelikle arkeolojik korumacılık topluma anlatılmalıdır. Bu konudaki eğitim çok önemli olup buna erken yaşlardan itibaren başlanmalıdır.

 

Silifke’de bu durumun oluşması için Strateji 1’in bir başka kolu olan arkeolojik korumacılık için platform oluşturulması önemlidir. Özellikle bu platformda Silifke’nin yerel yöneticileriyle yapılacak toplantılar Strateji 1’in hedefine ulaşmasını sağlayacaktır.

 

Strateji 2’yi gerçekleştirmek için yine bir ekip kurulması gerekir. Özellikle yüksek lisanslarını öğretmenlik formasyonu alarak tamamlamış arkeolog arkadaşlarımızın içinde olacağı bir ekiple, ilçedeki okullarda kültürel bilgilendirmenin yapılması hedeflenmektedir. Bu kültürel bilgilendirmeyse iki aşamada yapılacaktır. İlki Silifke merkez’deki okullarda öğrencilere yönelik bir çalışma olacaktır. Bu sayede öğrencilerimiz Silifke’deki kültürel mirası daha iyi tanıyarak değerini bildiği eseri de korumaya çalışacaktır. Bilindiği gibi Avrupa’da ilköğretim öğrencileri düzenli bir şekilde müzelere götürülür. Bu sayede de kültürel bilgilendirme erken yaşlarda başlamış olur. Bizlerin de çocuklarımıza bu bilinci vermemiz gerekmektedir. Öğrencilerle yapılacak bu organizasyondan başka halka, açık sunumlar dizisi hazırlamayı amaçlamaktayız. Çalışmamızla halkımıza Silifke’deki kültürel mirası daha iyi tanıtma imkânı bulacağız. Daha sonra hazırlanacak olan Almanca, İngilizce ve Arapça broşürlerle kısa bir tanıtım klipini Dünyanın ve ülkemizin ilgili kuruluşlarına göndermeyi düşünmekteyiz. Bu aşamalar iyi şekilde değerlendirilirse projemiz başarıya ulaşacaktır.

 

Arkeolojik korumacılıkta yapılan yanlışlara, bilinçsizliklere, basit çıkar hesaplarına karşı yine de geleceğe karamsar bakmamalıyız. 20. yüzyılın ikinci yarısında başlayan korumacılık ve turizme yönelik kültürel tanıtım girişimlerinin çoğunda devlet desteğinden çok, bireysel çabaların olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Eğer başvurumuz gençlik programı tarafından kabul edilirse alacağımız maddi kaynakla, Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi bu projeyi en iyi şekilde yapmaya çalışacaktır. Gönül ister ki bu destek Silifkeliler tarafından verilsin. Eğer proje başvurumuz Gençlik programı tarafından kabul edilmezse sizlerin de yardımıyla bu projeyi gerçekleştirmek istiyoruz.  Yeterli alt yapımız ve eğitimimiz varken bu çalışma ile Silifke’ye önemli bir katkı sağlayacağımızı düşünüyor ve hepinize geldiğiniz ve beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

 

 

 

                                                                                                 Tuna AKÇAY

                                                                                  Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi

                                                                                         Yönetim Kurulu Başkanı

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !