Koruma Uygulamalı Denetim Büroları ve Silifke Belediyesine Öneri

Koruma Uygulamalı Denetim Büroları ve Silifke Belediyesine Öneri

 

Belediyeler yetki alanı içinde, 2863,  3386 ve 5226 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu kapsamında koruma amaçlı plan, proje, uygulama ve programları yapmak, yaptırmak, yürütmek, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını değerlendirmek ve geliştirmek ile görevli ve yetkilidir. Söz konusu alanlarla ilgili tüm çalışmalardan sorumludur.

Ayrıca belediyeler, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarıyla, sit alanları ve tarihsel çevreler için koruma amaçlı alt ölçekli uygulama planlarını; gerektiğinde bu amaçla eylem programlarını yapar veya yaptırır. Her yapılan proje için uygulama programlarını hazırlar, cephe düzenlemeleri ile ilgili notları koydurur, öncelikleri ortaya çıkarır, proje tarifleri yapar ve proje konularını belirler.

 

Bütün bu çalışmalar için nitelikli bir ekibe ihtiyaç vardır. Özellikle tarihi kentlerin üzerine kurulmuş yerleşimlerin belediyeleri, bünyelerinde uzman eleman bulundurması gerekmektedir. Bilindiği gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Koruma, uygulama ve denetim büroları, proje ile eğitim birimlerinin kuruluş izin çalışma usul ve esaslarına dair yönetmelik uyarınca Koruma Uygulamalı Denetim Büroları yani kısa adı “KUDEB” olan teşkilatlanmalara gidilmiştir. Böylelikle Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü’nün de işleri hafiflemiştir. Bu teşkilatın bünyesinde sanat tarihçisi, arkeolog, şehir planlamacısı, inşaat mühendisi ve daha birçok değişik meslek guruplarından uzman kişiler bulunmaktadır. Ancak “KUDEB” bütün belediyelerde olması gerekirken çok yaygın değildir. Şu an için bazı Büyükşehir Belediyeleri bu yapılanmaya gitmişlerdir. Ancak özellikle antik kentlerin üzerine kurulmuş yerleşimlerin belediyeleri, KUDEB’i kurması gerekmektedir. Örneğin Büyükşehir Belediyesi olmamasına rağmen Hatay, bu kurumu kurmak için özel izin almıştır ve kurma girişimlerine başlamıştır. Ayrıca bu ilçe belediyeler için de geçerli olmalıdır. Silifke ve Tarsus gibi önemli kültürel mirasa sahip ilçeler bu teşkilatlanmaya mutlaka gitmelidir. Bakanlıkça özel izin alınarak “KUDEB” kurulabilir. KUDEB’ler, mevzuatta belirlenen kurallar ve süreçlere uymak koşuluyla aşağıdaki görevleri yerine getirirler:

                a) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında yapılacak olan tadilat ve tamirat uygulamaları öncesinde yapıyı incelemek ve yapılacak onarıma ilişkin koşulların belirtildiği onarım ön izin belgesini düzenlemek,

                b) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları, bunların koruma alanları ve sit alanlarında, tadilat ve tamiratların; özgün biçim ve malzemeye uygun olarak gerçekleştirilmesini denetlemek, uygun bulunanlara onarım uygunluk belgesi düzenlemek,

                c) Tadilat ve tamirat kapsamında başlanılan onarımlarda esaslı onarım gereğinin saptanması durumunda onarımı durdurarak konuyu belgeleriyle koruma bölge kurulu müdürlüğüne iletmek,

                d) Taşınmaz kültür ve tabiat varlığı parseline bitişik parsellerde ve koruma alanlarında yer alan ve yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamirat uygulamalarına, varsa koruma amaçlı imar planı koşulları da dikkate alınarak izin vermek ve denetlemek,

                e) Koruma bölge kurulları tarafından uygun görülen koruma amaçlı imar planlarının plan hükümleri çerçevesinde uygulanmasını denetlemek,

                f) Koruma bölge kurulları tarafından onaylanmış rölöve,  restitüsyon ve restorasyon projelerine ilişkin uygulamaları denetlemek, projesine uygun tamamlanan uygulamalar için kullanma izin belgesi düzenlemek,

                g) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları, koruma bölge kurulu kararlarına aykırı ve ruhsatsız olarak yapılan inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre gerekli işlemleri yapmak, uygulamayı durdurarak konuyu belgeleriyle koruma bölge kurulu müdürlüğüne iletmek,

                h) Tescilli kültür varlıklarının mail-i inhidam olmaları halinde can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli işlemleri yaparak durumu koruma bölge kurulu müdürlüğüne iletmek,

                i) Maliki bulunduğu taşınmaz kültür varlığının onarımını gerçekleştiremeyecek durumda olan maliklere ilgili idarelerce yapılacak mali yardımlar ile ilgili düzenlemeleri gerçekleştirmek,

                j) Maliki bulunduğu taşınmaz kültür varlığının onarımını gerçekleştiremeyecek durumda olan maliklere ilgili idarelerce yapılacak teknik eleman yardımında doğrudan görev almak ya da bu görevi üstlenenleri denetlemek,

Silifke kültürel yönden zengin olmasına ve antik bir kentin üzerine yerleşmesine rağmen kültür varlıklarını çok fazla koruyamamıştır. Yarı korunabilmiş eserler de gün geçtikçe yok olmak üzeredir. Bunların önlemini almak gerekmektedir. Geçen haftalardaki yazılarımda anlattığım Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi’nin hazırladığı “Silifke’deki Kültürel Mirasın Korunması ve Tanıtılması Projesi” Silifke’nin kültürel değerlerinin korunması için önemli bir adım olabilir. Bu çalışmayla da kente kültürel bilinç yerleşir ve gerek halk gerek de ilçenin resmi makamları daha fazla bilgi alarak. Silifke’deki eserlere daha fazla sahip çıkarlar. Bu bilgilendirmeyle birlikte Silifke belediyesinde Koruma Uygulamalı Denetim Bürosuna ihtiyaç olduğu anlaşılacaktır. Naçizane önerimse Kültür ve Turizm Bakanlığından özel izin alınarak Silifke Belediyesinde de “KUDEB”in kurulmasıdır.

 

 

Saygılarımla


akcaytuna@hotmail.com


 

 

                                                                                                  Tuna AKÇAY

                                                                                  Arkeologlar Derneği Mersin Şubesi

                                                                                         Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !